17 Ocak 2012 Salı
P-Line // Pardon, Ön Taraf En Önde Mi Acaba?
Ön sıralarda yerini alırsın.
Oynatılacak filmin arasına başka kafalar girmesin diye yerini hazırlarsın.
Aslında kurguyu baştan planlarsın, zamanı gelince uygularsın.
Film başlar, dalarsın.
Daldığın her sahneye bağlanırsın. ya da sen zaten kanarsın.
Hayata film şeridinden akarsın.
Koltuğun rahat gelir kalkmazsın.
Uzaktan ses gelir önce duymazsın.
Sonra çocuk gibi oturup ağlarsın. ya da sen zaten ağlaksın.
Kendi filmini izlemek nasıl?
Yönetmeni olmadığın hayatı yaşamak nasıl?
Ahh hadi ama, "Hayat bir oyun, biz de bu oyunda rollerimizi oynuyoruz." zırvalıkları mı yoksa?
Dostum çık evinden dışarı, al eline pompalıyı ve git birkaç adamın beynini patlat. Kendine de bir müzik bul ve yollara ver kendini. Mola ver istediğin yerde. İstediğin zaman tanımadığın sahil kasabalarında insanlarla sohbet et. Git arada balık tut hatta. Herkesin tuttuğu kendine diye ye onları afiyetle.
Yüksek bütçeli ucuz filmlerin figüranı olmak yerine, yönetmeni ol düzenin, nefes al.
Bu film kime aitti unuttum. Girmiş bulundum salona. İzlemek mecburi mi? Nasılsa bir yerinde mola verdirtirler. Merak ettim, neyin içinde kalmış.
Pardon, arka taraf en arkada mı acaba?
Ne kadar uzak, o kadar kafi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder