3 Ocak 2012 Salı
P-Line // Yol'luk
sarı yaprakların kendini olduğu yere bırakıp nefeslerini kesme zamanları.
yollar ıslak, caddeler boş.
ayakkabının altına yapışan hışırtılar eşliğinde, yol'luk.
yüzünde, sırtında taşıdığın yükün ağırlığından buruşmuş o ifadeyle geçen dakikalar. soğuk havanın iliklerine kadar işlemesi seni ayakta tutan belki de tek neden.
belki de yanında olan, düşünecek bolca zamandan başka bir şey değildir. birçok şeyi geride bırakmışsındır ve ihtiyacın olan tek şeyin sırt çantan olduğu bir yolda, zamanın sana eşlik etmesi biraz rahatlaman için bir sebeptir.
adımların ne kadar hızlanırsa her şey o kadar geride kalır rahatlığıyla yorulmak nedir bilmeden, yürümeye devam etmek. insanlık ölmedi, elbet ihtiyaç molası için de ayıracak birkaç dakikan var.
dünyanın sonuna az kalmıştı o zamanlarda. yerle gök birbirine girecekti ve her şey altüst olacaktı. asırlar evvel dillendirilen Kıyamet alametlerini görmeye başlamıştın o yol'da. ama asıl Kıyamet, değiştiremediğin her şeyin sırt çantanda yer bulmasıydı. Eşyalarını almadın yanına, sevdiğin şeyleri de, kitabın da yoktu yanında. yalnızca yükün. ruhundan söküp atamadığın o yükün.
kendini, mecburiyetlerine esir düşmüş bedenlerin arasından çekip kurtardığın zaman, sen de benim gibi ayaklarının altına alacaksın o sarı yaprakları ve hızlı adımlarla yürüyeceksin. sırtında ne kadar yükün varsa yanına aldığın, her uçurum başında fırlatacaksın.
sonsuza kadar eşlik etmeyecek Yol'luklarına sen de veda edeceksin..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder