21 Aralık 2011 Çarşamba

P-Line // İçindekiler



yine yeni ve yeniden.

parmak uçlarından çok kelime dökülür de cümle olurya birden, sözlerin olur,senin olur her şeyden evvel. içten gelir dışa vurur belirsiz zamanlarda, alakalı ve de alakasızca. odur seni anlatan. biraz da o değildir aslında. üstü kapalıdır cümlelerin, içinde çok his barındıran sıradan cümlelerdir kimi zaman. bir sen bilirsin anlamını. bir de belki bir diğeri. başka söyleyip başka yazarsın. bazen de neyse odur orada yazılan. an gelir saçmalarsın sonunu düşünmeden, an gelir bir sen gülersin kendi kelimelerine. kimi okur kimi görmez bile. hele bir de bir kadeh varsa elinin altında ve biraz da müzik, o zaman dur durabilirsen. kimisi için klavye delikanlısı olursun, kimisi de seni şair beller. göreceli her şey. sen başka söylersin, o başka duyar.

yazarken eğlenmek güzeldir, yazarken düşünmek de öyle. kelimelerin içine almıyorsa seni, boş laftan ötesi yalnızca boşluk olur.kısa ömürlü bir tutam söz silsilesi.saçmalık..

az duyduklarını ve az söylediklerini yazabiliyorsan eğer, bu işte bir eksiklik olduğu kadar boşlukları doldurma telaşı da sarmıştır adamı.

uzun uzun anlatacaklarını uzun uzun bakışarak geçiriyorsan zaman mevhumunda, korkuların almış başını gitmiştir. susmak kimisi için bir mecburiyetken kimisinin karakteri olur. en asil cevabın susmak olduğu şu zamanlarda nasıl da çelişkiye düşüyor insan.

düşünmekten yazmaktan ama susmaktan öteye gidemediğimiz şu güzel günlerde en iyisi bir kadeh 3 maymun içelim de, görmedim duymadım bilmiyorum onurlansın her gece.

ne o sustun?

içindekiler, kimi zaman biraz da mecburiyetle bugün böyle..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder