Çığlık..
bir kaç dakika nefes sesleri. ağır sesler, kesik kesik. hep olduğum yerde hep olduğum şekilde bir görüntü. ne olduğu ve neden olduğu belirsiz. bir rüyanın içinde tanımadığım biri ya da bir şeyler bir şeyler. sonra sırt ağrıları başlıyor, etrafa meraklı bakışlar. neden olduğunu bilmediğim.
kalemi alıyorum defteri çıkarıyorum başlıyorum yazmaya. saat sabah 7:00.. benim için zifiri karanlık. benim için gece yarısı. karanlık.
kabusum uykumdan ağır dostum. kabusum saçma ama ruhumdan ağır. kaçamadığım tek şey oluyor.nerede ve nedenini bilmediğim. hangi tarafa baksam orada oluyor. kimse görmüyor, kimse bilmiyor. uyanıyorum, yine oradayım. çünkü hep olduğum yerde olduğum şekilde görüyorum. o anı görüp o anı unutmaya çalışıyorum.
artık kabuslarımı yazıyorum. bir daha unutmamak için. artık rüyalarım, kabuslarım. ve artık kabuslarım benim parçam.
gündüzü görüyorum. bulutların arasından bir miktar ışık beliriyor. hava ayaz insanlar üşüyor. benimse üşümeye ihtiyacım var. iliklerimin buz kesmesine ihtiyacım var. gerçekten uyanmak için, kemiklerim acıyana kadar üşümem gerek. çünkü kabuslarım, benim korkum. ve korkularım, yıkmam gereken duvarlarım.
kabuslarımı artık yazıyorum, bir sonraki karşılaşmada biraz daha hazır olmak için. senin göremediklerinle konuşabilmek için.
kabuslarım, uykumdan öylesine ağır ki, sırtım çok ağrıyor dostum. çok..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder