28 Aralık 2011 Çarşamba

P-Line // Uyudum ve Uyandım


Kötü biten akşamlara alışkın bünyelere sahibiz şimdi bunu kabul edelim dostum. çok sarhoş olursun, hareketlerin hissizleşir ama bir o kadar hisli duyguların olur. kendini de kaybettiğin doğrudur, evet seni öyle görenler bilenler ama seni öyle sevenler vardır. bazen de içtiğin suyun yaraması gibi içtiğin kahvenin kafein seviyesi seni çarpabilir. buna alışkınız ama kesinlikle alkol ve kafein bağımlısı değiliz. bizimkisi ayık olmakla sarhoş olmak arasındaki o ince tebessüm. ikisine de şerbet veren bir şeyler.
Ertesi gün sancısı dediğin o baş ağrısına sebep olan yalnızca o alkol miktarı değildir kimi zaman.bu konuda da hemfikir miyiz dostum? tamam devam. akşam himalaya dağlarının zirvesinde suratına vuran rüzgarın keyfini sürerken, sabah seni gerçek dünyaya çeker bir anda ve anlatır, bak evlat, burası şehir burası yaşadığın yer ve bu da yığınla kalabalık. yani o himalayalar rüzgarlar, anladın di mi? anladık ama çok ani oldu.bildiklerimizi anlamak ani oluyor sen de az ağırdan al be..
hayatla aramızda seviyeli bir birliktelik var. kendisiyle en son bir anlaşmamız oldu. senin dedim ben varya.. ben böyle hışımla cümleye başlamıştım ki '1 dk!' dedi kendisi ve başladı anlatmaya;
tamam gidişat senin istediğin gibi değil. kendini toparlamış gördüm seni bu iyi bir gelişme. ama yine aynı şeyleri yapmaya başlarsan seninle bozuşacağız. ben de neticede emir kuluyum ve sana bir şekilde çaktırmadan kıyak yapıyorum ama sen bunu görmezsen artık yardım poyrazımı çekeceğim üzerinden lodoslara bırakacağım seni. savrulup duracaksın, beni çok anacaksın kulaklarım da çınlayacak benim ama şansını kaybetmiş olacaksın. kalk ve yürümeye devam et. bildiğin gerçeklerden ne kadar fazlasını beklersen daha çok yerlere yatacaksın daha çok sesli bağıracaksın. kalk ve yürü artık. sana istediğinin hepsini veremiyorum farkındayım ama unuttun mu benim adım Hayat, her istediğini her dilediğini her zaman elde edemezsin. yarım bırakmak benim misyonum bana verilen program bu. gerçi senin için yine bir kıyak yaptım ve yarım bırakmadım. elinle tutamadığın, saatlerce bakamadığın, koklayamadığın ve konuşamadığın ne kadar şey varsa, kimseye göstermeden sana yaşatıyorum. bazen sen de görmüyorsun deli kız ama olsun akıllanacaksın. anlayacaksın, bazen maddenin maneviyatı her şeye bedel. şimdi o tıkadığın kulaklarını aç ve dinle, şehir hayatında yığınla kalabalığın arasında sana himalayaların sesini dinletiyorum, duy artık..

uyandım. gerçek anlamda uyandığım gibi savruk aklımla da uyandım. öncesi bir şaşkınlık, sonrası bir uyanış. elimle tutamadığım ve sahip olamadığım ne kadar şey varsa ki onun adı ses, hepsini kucaklayarak uyandım. bu bir uyanış.

seni sınırsızca kucaklıyorum dostum. ve yayınıma devam ediyorum. bir yerlerde ufacık bir ses de olsa duymaya ihtiyacı olan yaşamlar var. şimdi öyle bir sistem geliştirdim ki, bendeki ses, elektrik kesilse de yayına devam edecek.
iyi ki var olmak böyle bir şey işte..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder